İşadamını 30 yerinden bıçaklayıp evi yaktılar

Ağustos 29, 2007

İzmir’in Konak ilçesinde ayakkabı ve deri mağazası bulunan işadamı Mehmet Göksan (55), evinde kafasına sert bir cisimle vurulduktan sonra 30 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Cinayeti gizlemek isteyen zanlılar cesedin üzerine kolonya dökerek evi ateşe verdi. Yangın söndürülürken, üzerinde sadece iç çamaşırları olan işadamının kısmen yanmış cesedi bulundu.

İşadamının evinin kapısında zorlama olmadığı belirlenirken, çelik kasasının açık olduğu saptandı. Civarda bir çöp bidonunun içinde bir poşette kanlı sopa ile kravat bulundu. Görgü tanıklarının apartmandan 2 kişinin ticari taksiyle kaçtığını söylemesi üzerine yapılan araştırmada polis, kanlı elbiselerin bulunduğu yerde aşırı derecede alkollü olan İ.Ç. adlı kişiyi gözaltına aldı.


Olay imam oğlunu evlendirdi!

Ağustos 27, 2007

olay_imam.jpg 

Sırtında Arapça ’Allah’yazılı olduğu için öldürülen Barmen Oğuz Atak’ın cenaze namazını kıldırmayı reddeden Bebek Camii imamı Seyfettin Çetin, oğluna cami avlusunda düğün yaptı.

Bebek Cami avlusunda yemekli olarak düzenlenen düğünle İlhan ve Serpil Çetin çifti dünyaevine girdi. Düğün için kiralanan Mehter takımı ve semazenler düğüne katılanlar için kısa bir gösterisi yaptı. Yaklaşık 300 davetlinin katıldığı düğünde, bir yemek firması da etli pilav dağıttı. Gazetecilerin çekim yapmalarının engellendiği düğüne davetliler haricinde kimse yaklaştırılmadı.

Çevredeki vatandaşların şaşkın bakışları arasında akşam saat 18.00’de başlayan düğün, geç saatlere kadar sürdü.

Sosyetenin uğrak yeri olan Bebek’teki cami avlusunda böyle bir düğün yapılması bazı vatandaşlarca yadırgandı. İmamın caminin avlusunda oğlunu evlendirmesini doğru bulmayan bazı çevre sakinleri, gazete ve televizyonları arayarak şikayetlerini dile getirdi. Düğün sahiplerinden bir kişi ise, düğün için gerekli olan tüm izinlerin İstanbul Valiliği ve Diyanet İşleri’nden alındığını belirterek, “Bunda yadırganacak birşey yok. Müzik çalıp dans etmiyoruz. Sessiz bir şekilde düğünümüzü yapıyoruz. Kilisede düğün oluyor da camide neden olmasın?” diyerek düğünü savundu. Çevre sakinleri ise Bebek Camii’nde ilk kez bir düğün yapıldığını belirterek tepki gösterdi.


Yurdum insanı ve bomba merakı

Ağustos 27, 2007

 bomba_meraki.jpg

Malatya’da şüpheli paket için önlem alan polisler, vatandaşları olay yerinden uzaklaştırmakta zorlandı. Patlatılan paketten üzüm çıkınca vatandaşlar bu kez üzüme hücum etti.

Olay, Malatya merkez Soykan Parkı’nda meydana geldi. Bir bankın üzerine poşet içerisinde bırakılan paketin bomba olabileceği ihtimali nedeniyle polis olay yerini boşaltarak çevrede güvenlik önlemleri aldı ancak vatandaşları olay yerinden uzaklaştırmakta zorluk yaşadı. Şüpheli paketin çevresine güvenlik bandı çekilmesine karşın vatandaşlar bandı aşmakta zaman zaman ısrar etti. Bazı vatandaşlar da şeridi aşmakla kalmayıp şüpheli paketin yanına geçmek isteyince polis memurlarının da sinirleri gerildi.

Oturmakta ısrar eden bazı yaşlılar ise polis ekipleri tarafından güçlükle ikna edilip uzaklaştırıldı.

Bomba imha uzmanlarınca patlatılan şüpheli paketten Arapgir’in meşhur üzümü çıktı. Olayı merakla izleyen vatandaşlar, polisin işi bitince üzümü yemek için hareketlendi. Bir polis memuru, vatandaşlar üzümü almadan paketin içerisine koyarak çöp kutusuna attı.

İçerisinden üzüm çıkan paketin bankta oturan bir vatandaş tarafından unutulmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.


Kömür yiyerek hayatta kaldılar

Ağustos 27, 2007

komur_yediler.jpg
Çin’de çöken bir madende mahsur kalan iki kardeş, kömür yiyerek ve idrarlarını içerek hayatta kaldıklarını anlattılar. Meng Xianchen ve Meng Xiahyou adlı kardeşler, Fangshan bölgesindeki madende çalışırken 18 Ağustosta ocağın çökmesiyle mahsur kaldılar. Madenciler, kazadan iki gün sonra arama çalışmalarına son verilmesi üzerine, 6 gün sonra bir tünelden dışarı çıkmayı başardılar.

Madencilerden Xianchen, Beijing News’a yaptığı açıklamada, başlangıçta hiçbir şey hissetmediğini, daha sonra dayanamayacak kadar acıktığını belirterek, ”Bir parça kömür yedim ve bana gayet kokulu geldi” dedi. Madende buldukları iki şişeye idrarlarını doldurup içtiklerini anlatan madenci, idrarı içtikten sonra içlerinden ağlamak geldiğini anlattı.


Otopark’ta Sünnet

Ağustos 26, 2007

Otoparkta sünnette ölçüyü kaçırdılar

Bursa’nın Yıldırım ilçesi Dikkaldırım mahallesinde C.N. adlı baba, 10 yaşındaki oğlunu sünnet ettirmek üzere mahallede sünnetçi olarak tanınan kişiyle anlaştı. Bu kişinin, 26 Ağustos Pazar günü çocuğun oturduğu sitenin otoparkında bulunan odada yaptığı sünnet sırasında, cinsel organın üçte biri kesilerek koptu. Talihsiz çocuk Uludağ Üniversitesi (U.Ü.) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Cinsel organının parçası yerine dikilen çocuk, Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde tedaviye alındı. Baba C.N., “Çok iyi sünnetçidir’ dediler. Böyle olacağı aklımın ucundan geçmezdi. İki hastane dolaştıktan sonra üniversiteye götürdük. Orada yapılan müdahaleyle oğlum kurtuldu. Sünneti yapan kişiyle ilgili ne yapacağımıza ise karar vermedik” dedi.

Ah Vatandaş Ah!

UÜ Tıp Fakültesi Çocuk Ürolojisi Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan şunları söyledi: “Çocukta yüzde 70 iyileşme olabilir. Bu yüzden 2-3 ameliyat daha gerekebilir. Ancak daha önemlisi olayın çocukta yarattığı psikolojik travma. Balkan, halkın basit bir olay olarak gördüğü sünnetin ev ortamında ve steril olmayan koşullarda yapılmasının büyük risk taşıdığını vurguladı.


Uyanık Caner dayaktan para kazanacak!

Ağustos 25, 2007

İstanbul TV’de Meral Konrad’la birlikte, “Caner Toygar’la Meral Konrad’lı Geceler” adlı programı sunan Caner Toygar’ın, kanalın sahibi Osman Güzelsu’nun şoförü, oğlu ve adamları olduğu ileri sürülen kişiler tarafından kıyasıya dövülmesinin yankıları sürerken ilginç gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Çok sayıda televizyon kanalının canlı yayınlara çıkarmak istediği Caner, kendisine olan bu ilgiyi paraya çevirmek istedi. Telefonunu yakın bir arkadaşına yönlendiren Caner, canlı yayınlara çıkmak için 10 Bin YTL istediği öğrenildi.


Gelin-Damat Yemini

Ağustos 24, 2007

gelin_damat.jpg 

Böyle bir Gelin-Damat yemini duydunuz mu?

Küçükçekmece Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, geleneksel hale getirilen düğün şöleninde bu yıl 500 çiftin evlendirileceği belirtildi. 450 çiftin nikahının, 50 çiftin ise düğününün gerçekleştirileceği ”4. Toplu Düğün Şöleni”nin, 25 Ağustos Cumartesi günü Halkalı Ziraat Mektebi bahçesinde yapılacağı kaydedildi.

Şölen öncesi, düğünü yapılacak 50 çifte Küçükçekmece Belediyesi Meclis Salonu’nda, aile ve kişisel gelişim uzmanlarınca ”Evlilik Okulu” başlıklı seminer verildiği ifade edilen açıklamada, eğitim sonrası çiftlere sertifikalarını, Belediye Başkanı Aziz Yeniay’ın takdim ettiği belirtildi.

Programda, çiftlerin aile kurumuna önem vermelerini isteyen Yeniay’ın, çiftlere mutluluk dileyerek, evlilikte her şeyin karşılıklı anlayışla çözülebileceğini ifade ettiği kaydedildi. Sertifika töreninden önce çiftlere, bir ömür boyu birlikte yaşayacakları hayat öncesi ”Gelin-Damat Yemini” ettirildiği bildirildi.

Açıklamada yer verilen ilginç yemin şöyle: Gelin Yemini: İki yarımdan bir tam olmaya adım attığımız bugünde; kredi kartlarını çökertip seni üzmeyeceğime, sık sık ağlayarak annemin evine gitmeyeceğime, pahalı hediyeler istemeyeceğime, sürekli şikayet etmeyeceğime, her gün sana mükellef sofralar hazırlayacağıma, seni anlamaya çalışacağıma, hayatım boyunca seni seveceğime söz veriyorum. Damat Yemini: İki yarımdan bir tam olmaya adım attığımız bugünde; futbol maçlarını seni sıkacak kadar izlemeyeceğime, televizyon kumandasını arada bir sana vereceğime, fazla mesai bahanesiyle arkadaşlara uymayacağıma, kayın validemin ev ziyaretlerinden rahatsız olmayacağıma, özel gün ve haftalarımızı asla unutmayacağıma, arada sırada da olsa sana hediyeler alacağıma, seni daima koruyup kollayacağıma söz veriyorum.


Ölen annesini 2 yıl boyunca öldüğü koltukta bıraktı!

Ağustos 23, 2007

Fürstenfeldbruck polisi, söz konusu kişinin, doktorun 2005 yılının Temmuz ayında annesi için bir ölüm beyanı hazırlamasına rağmen, bunu yetkili makamlara bildirmediğini ve cenaze işlemleri yaptırmadığını bildirdi.
Söz konusu kişi, verdiği ifadede, aynı evde yaşadığı annesinin ölümünden sonra şoka girdiğini, öldüğü odanın kapısını kapattığını ve bir daha o odaya girmediğini söyledi.


Arjantin’de piranha krizi

Ağustos 21, 2007

piranha.jpg 

Arjantin’in yoksul kuzey bölgelerinde tarımla geçinen halk, ekmeğini taştan çıkartmasıyla bilinir. Seller, kuraklıklar, toprak sahipleriyle yaşanan anlaşmazlıklar ve yolsuzluk olaylarıyla örülü zor bir hayat.

Fakat karşılaştıkları son tehdit, bunların hepsinden daha dişli. Çiftçiler, ineklerinin piranhalar tarafından yendiğini söylüyor.

Paraguay sınırı yakınlarında yer alan Formosa bölgesinde Pilcomayo Nehri boyunca uzanan topraklarda tarımcılıkla uğraşan halk, hükümetin getirdiği sulama projesinin doğal dengeyi alt üst ettiğinden şikayetçi.

Çiftçiler, sulama barajıyla akış yönü değiştirilen nehre müdahalenin bedelini değerli ineklerinin ödediğini söylüyor.

İnekler, serinlemek için nehre girdiklerinde piranhaların saldırısına uğruyor.

Keskin dişleriyle meşhur balıklar, suda doğrudan ineklerin en yumuşak dokusu olan memelere yöneliyor ve sütlerini sağılmaz hale getiriyor.

Formosa bölgesinin ırmaklarında piranhaların görülmesi yeni bir şey değil. Fakat bu tip saldırılara daha önce rastlanmıyordu.

Uzmanlar, Pilcomayo Nehri’nin değişen akıntısı nedeniyle bazı piranhaların yollarını kaybettiğini ve kendilerini kıstırılmış hissettiğini belirtiyor.

Bu durumda piranhalar içgüdüsel olarak büyük küçük demeden canlı varlıklara karşı yirmili gruplar halinde saldırganlaşıyorlar.

Yerel hükümet, sulama projesini sonuç itibariyle bir başarı olarak nitelendiriyor. Bir grup çiftçinin yaşadığı zorluğa karşın, binlerce kişinin hayatının olumlu yönde değişeceğini savunuyorlar.

Fakat nehir boyunca yaşayan Arjantinliler farklı düşünüyor. Çiftçiler 20 bini baş hayvanın üzerinde kayıp verdiklerini, 16 bininin de yaralandığını söylüyor.

Piranha krizine bir çözüm bulununcaya kadar, Formosa bölgesinde hayvancılık ve tarım sektörü rahatlayacağa benzemiyor.


78 çocuklu adam

Ağustos 21, 2007

78_velet.jpg 

Yerel bir gazetenin haberine göre, 60 yaşındaki 78 çocuklu ve tek bacaklı baba, 2015 yılında 100 çocuk hedefine ulaşmak için kendine yeni iki gelin adayı arıyor…

Daad Mohammed Murad Abdul Rahman’ın hayatı boyunca 15 karısı olmuş. Yenileriyle evlenmek için yasal olan 4 eş limitini aşmamak zorunda ve bu yüzden devamlı boşanmak zorunda.

Yerel gazetenin haberine göre Abdul Rahman, “2015 yılında 68 yaşında ve 100 çocuk babası olacağım,” dedi. Abdul Rahman, hedefine ulaştıktan sonra “evlenmeyi bırakacağını, fakat şu anda yüzyıla damgasını vurmak için en az iki ya da üç kere daha evlenmesi gerektiğini” söyledi.

Yerel gazete bu haberi ilk sayfadan yayınladı ve Abdul Rahman’ın, en büyüğü 36 yaşında ve en küçüğü 20 günlük olan çocuklarıyla çevrili bir resmini koydu. Şu andaki 3 eşinden iki tanesi de hamile.

Abdul Rahman ve geniş ailesi tam 15 adet evde yaşıyorlar. Ailesini askeriyeden aldı emekli maaşıyla ve Birleşik Arap Emirlikler’ni oluşturan yedi emirlikten biri olan Ajman hükümetinin yardımıyla geçindiriyor.

Arap ülkeleri erkeklere-çoğu tek eşliliği seçse de-aynı anda 4 kadınla evli olmaya izin veriyor. Birleşik Arap Emirlikleri Müslüman bir ülke fakat dünyanın her yerinden gelen göçmenlere ev sahipliği de yapıyor.